Stratejik Bir Bakış Açısı ile Dünya, Toplumlar, Nereye, Niçin ve Nasıl Evrilmekte !

Stratejik Bir Bakış Açısı ile Dünya, Toplumlar, Nereye, Ni

Merhaba Değerli Blog Takipçilerimiz. ” Stratejik Bir Bakış Açısı ile Dünya, Toplumlar, Nereye, Niçin ve Nasıl Evrilmekte ! isimli merak uyandıracak yazımıza hoşgeldiniz.

Bildiğiniz üzere bloğumuzda bir çok ilginç konuya yer vermeye çalışıyoruz. İçerisinde bulunduğumuz bu zorlu günlerde ; Dünya’nın geleceği, teknolojik gelişmeler, toplumlar vb… bir çok konu hepimizin kafasını epeyce kurcalıyordur diye düşünüyoruz. Bu vesile ile ” Stratejik Bir Bakış Açısı ile Dünya, Toplumlar, Nereye, Niçin ve Nasıl Evrilmekte ! ” isimli bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedik.

Blğumuzda birbirinden ilginç yazıları inceleme fırsatınız olacak ve bu ilginç başlıklar sayesinde sizde farklı fikirlere sahip olacaksınız. Çok fazla uzatmadan ” Stratejik Bir Bakış Açısı ile Dünya, Toplumlar, Nereye, Niçin ve Nasıl Evrilmekte ! ” isimli yazımıza başlayalım.


Stratejik Bir Bakış Açısı ile Dünya, Toplumlar, Nereye, Niçin ve Nasıl Evrilmekte !

Yazı başlığımızdan da anlayacağınız gibi, bu denli ve geniş kapsamlı bir açıklamayı sayfalara sığdırabilmek bile gerçekten çok zor. Ancak elverdiği imkanlar çerçevesinde sizlerle paylaşmak istiyoruz. ” İNSANLIK, FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK ZORUNDADIR. ” Ülkelerin refah seviyelerini ve dünya sıralamalarını gösteren tabloları hepimiz zaman zaman görmekteyiz. Ve bu bilgiler planlı olarak servis edilmektedir. Dünya ölçeğinde gelirler ve gelir dağılımlarına baktığımızda, çok az bir kesimin inanılmaz keyifli şartlar altında yaşamlarını sürdürdüğünü, %99 oranında ki ( dünya nüfusuna göre ) çoğunluğun ise çeşitli şekillerde yaşam mücadelesi verdiğini görmekteyiz. Bu ise ” YAŞAMAK DEĞİL, YAŞAMAYA ÇALIŞMAK ” olarak adlandırılabilir. Oysa ki semavi ve felsefi inanç sistemlerini incelediğimizde ” PAYLAŞIM ” esastır. Yaratılışın, Yaratanın ve Yaratılanın bir tabiatı ve ona uygun olmak üzere işlevi, görevleri ” GENETİK ŞİFRESİNE KOZMİK BİR DOKUNUŞLA KODLANMIŞTIR ”. Bu kodlamaya uygun davranılması halinde insanlık abat, aksi taktirde berbat olacaktır.

Bu tespiti yaptıktan sonra ki soru şu olmalı. ” PEKİ NEDEN BU HALE GELDİ İNSANLIK ? ” . Gelin hep beraber bazı ihtimalleri sıralamaya çalışalım isterseniz.

  • Yaradılışın kodlarına bilerek ve isteyerek uymuyoruz. İnanmıyoruz. Elbette tatbikat ve dolayısıyla beklenen sonuçlar, beklenen dışında tezahür ediyor.
  • İnandığımızı ve ona uygun olarak davrandığımızı iddia ediyoruz ve bunu ısrarla savunup sürdürüyoruz. Ancak şunu hiç sorgulamıyoruz. ” İNANCIMIZ ve TATBİKATIMIZ ACABA DOĞRU MU ? ”, ” YA YANLIŞ İSE ? ”. Bu durumda doğru bildiğimiz yanlışları tekrar ederek, yine beklenen sonuç yanlış ve negatif olarak tezahür edecektir. ” YANLIŞLARI ISRARLA SÜRDÜRMEK, DOĞRU VE BEKLENEN SONUÇLARI GETİREBİLİR Mİ ? ”.

Örneğin bir meyve ağacı düşünelim. Genetik şifresinde ki kodlama Armut Ağacı olsun. Rengi, deseni, kokusu, lezzeti vb… çok net ve kesin olarak bellidir. Başka türlü bir meyve ağacı gibi davranması mümkün değildir. Başka türlü davranamaz. Davransa veya sayalım ki teşebbüs etse, başka bir meyve vermesi mümkün müdür ? Buna zaten imkan ve kabiliyeti uygun değildir. Israrla çabasını sürdürdüğünü varsayalım bir an için. Sonuç veya kaçınılmaz tek sonuç diyelim, asli işlevini yerine getiremediği için berbat olmasıdır. Tabiatına uygun davrandığı sürece ona hayatiyet veren her türlü organı zorlandığı ve kodu değiştiği, karıştığı için işlevini asla yerine getiremeyecektir. BU ONUN KANSERİDİR. SONUDUR.


İnsana gelirsek ! Zaten bütün problem burada başlıyor. ” Ne yazık ki İNSANA BİR TÜRLÜ GELEMİYORUZ ! ”

Varoluşun odak noktası olan bu ana konunun en çok acıtan tarafı da şu. Küresel olarak bakalım. Ne Görüyoruz ? Hemde alt menüsü çok kalabalık bir biçimde insan hakları kavramı görülmekte. Bu kavramı alt menüsünden cımbızla çekip inceleyelim. Ancak bu çalışmayı, bu incelemeyi önemseyerek, azami dikkatle, gereken ve yakışan bir biçimde tarafsız, çıkarsız ama sonrasında sorgulamak üzere inceleyelim.

Görülen o ki, yazılan / yazılmayan, bilinen / bilinmeyen, belki gerçek olup olmadığı dahi düşünülebilecek efsaneler ve mitlerle dolu olan ve asla gerçek tarihi bilinemeyecek kadar eski olan insanlı tarihe baktığımızda, elbette o toplumlara has, mutlaka iddiayla vaaz edilen bir düzen ve bu düzenin yöneticisi vardır. Bireylerin sayısı arttıkça, toplumlar genişledikçe, üst yöneticiye bağlı alt görevlilerde oluşturulmuştur. ” PEKİ BU DÜZENLEMEDE Kİ AMAÇ NEDİR ? ”, ” NE İÇİN ve KİMLER İÇİN YAPILMAKTADIR ? ”.




O toplumda yer alan bireylerin güvenliğini, huzur ve refahını, gelişmesini, yaşam şartlarının kolaylaştırılmasını ve iyileştirilmesini başarabilmek adına bir kısım kurallar koyarak, bu çerçevede olası ; karmaşayı önlemek ve düzeni sağlamaktır. Toplumda var olan bireyler, yani insan için yapılan budur. Asgari ölçekte iddia budur. ” ACABA BÖYLE MİDİR ? ”

Acaba Yanlış mı Bakıyoruz ? Ateşin icadından bu yana zaman içerisinde kısa aralıklarla tekerleğin keşfi, yazının bulunması vb… keşifler mevcut. Çağına göre inkarı mümkün olmayan çok önemli keşifler mevcut. ” Ve şimdi kendi zamanımıza ışınlanalım. ” Ay’dan başlayarak Mars, Venüs ve diğer gezegenler vb… gibi çeşitli söylemler ile uzayın derinliklerine dalabilme arzusu ve dürtüsü eşliğinde ve görünümünde adeta yanıp tutuşarak olağanüstü bir çaba gösterme gayretindeyiz. Evet bu noktayız. 

Bilinen veya dayatılan tarihten bu yana daima ” ÇAĞLARI ATLAYIP BU NOKTAYA GELEN İNSAN ve İNSANLIK ALEMİ, GERÇEKTEN ÇAĞLARI ATLAMIŞ MIDIR ? ”. Cevap ” HAYIR ” olarak bütün çıplaklığıyla karşımızda durmaktadır. Çağları atlayan ve sürekli, hemde zaman içerisinde büyük bir ivme kazanarak gelişen sadece ve sadece ” TEKNOLOJİDİR ”. Yani ” EŞYADIR ”. Ters orantılı olarak İNSANLIK ve İNSANLIK ALEMİ çağlar öncesinde ki durumundadır. NEDEN ?





Evet değerli blog takipçilerimiz. Umarım ” Stratejin Bir Bakış Açısı ile Dünya, Toplumlar, Nereye, Niçin ve Nasıl Evrilmekte ! ” başlıklı bu yazımızı beğenmişsinizdir ve sizleri düşünmeye sevk edebilmişizdir. Bu yazı dizimiz aralıklarla devam edecektir bilginiz olsun. Lütfen aşağıda yer alan yorum bölümüne düşüncelerinizi, yorumlarınızı bizimle paylaşın. Sosyal Medya hesaplarınızda yazımızı paylaşın. ” Unutmayalım paylaştıkça artar, çoğalır, hayat bulur ”

Stratejik Bir Bakış Açısı ile Dünya, Toplumlar, Nereye, Ni
Merhaba Değerli Blog Takipçilerimiz. ” Stratejik Bir Bakış Açısı ile Dünya, Toplumlar, Nereye, Niçin ve Nasıl Evrilmekte ! isimli merak uyandıracak yazımıza hoşgeldiniz.

2 yorum

  1. 3. Bölümü bekliyoruz sayın yetkili. Merakla takip ediyoruz sizi. İlginç konulara temas ediyorsunuz. Tebrikler

    1. Author

      Teşekkürler Sedat Bey. Akşam saatlerine doğru 3. yazı bölümünü paylaşıyor olacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir